Dogo Argentino ırkı hakkında bilmek ve danışmak istediğiniz herşey...
 
AnasayfaTakvimGaleriSSSAramaKayıt OlÜye ListesiKullanıcı GruplarıGiriş yap
Gezinti
 Portal
 Ana Sayfa
 Üye Listesi
 Profil
 SSS
 Arama
En son konular
» SATILIK 100%100 IRK GARANTİLİ SAFKAN AŞILI DOGO YAVRULARI
Cuma Mayıs 23, 2014 12:04 am tarafından mertcan

» Kulak Kesimi
Cuma Ara. 27, 2013 4:31 am tarafından dogdogo

» Dogo Hakkında Sorularım var
Cuma Ara. 27, 2013 2:33 am tarafından dogdogo

» HER ÜYE OKUSUN!
Perş. Ara. 26, 2013 11:45 pm tarafından dogdogo

» Köpegimin Derisinde Yara ve Kızarıklık var
Cuma Ara. 13, 2013 4:39 pm tarafından tulu

» Merhaba
Perş. Ara. 12, 2013 12:39 am tarafından tanergürhan

» Satılık dogo arjantin yavruları
Perş. Kas. 07, 2013 1:19 pm tarafından taylancogur

» yardımlarınıza ve önerilerinize ihtiyacım var
Salı Eyl. 24, 2013 12:02 pm tarafından hndn

» DOGOMU DİŞİ Mİ ERKEK Mİ ALIYIM
Salı Eyl. 24, 2013 11:20 am tarafından hndn

» Yardımlarınızı bekliyorum :)
Cuma Eyl. 13, 2013 8:56 pm tarafından ErenAydın

» femur 2 bucuk yaşında:)
Çarş. Ağus. 07, 2013 10:12 pm tarafından Admin

» 4 AYLIK OĞLUM ''FEMUR''
Çarş. Ağus. 07, 2013 9:45 am tarafından cypriot90

Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
yardımlarınıza ve önerilerinize ihtiyacım var
Perş. Ağus. 01, 2013 2:26 pm tarafından Alcatraz
Merhaba arkadaşlar. Öncelikle şimdiden vereceğiniz cevaplar ve öneriler için teşekkür ediyorum.

Direk konuya gireyim. Şimdi öncelikle kafamdaki soruları sizlere sıralamak isterim.

1) Evde besleyeceğim yavru dogom erkek mi yoksa dişi mi olmalı? (Not: Evde yalnız yasıyorum, apartman dairesi, hafta sonu calısmıyorum, hafta icleri gündüz işteyim. Bu detay önemli sanırım.)

2) Apartman dairesinde …

Yorum: 1
Köpeğim Çok Yalaka, Nasıl Değiştirebilirim??!!??
Ptsi Haz. 27, 2011 11:01 pm tarafından cranium
merhaba arkadaşlar aranıza yeni katıldım. 2aylık dişi bir dogo argentino sahibiyim. sorunumsa şu:

kızımı sokağa yürüyüşe çıkardığım zaman kendisiyle ilgilenen, seslenen ya da sadece bakan biri bile olsa onu farkettiği zaman hemen kendini sevdirmek istiyor, üzerine doğru koşmaya çalışıyor. amacına ulaşınca da o kişinin ayaklarına dolanıyor, ellerini yalıyor, üzerine zıplıyor. bu durum hiç hoşuma …

Yorum: 3
Evimde Dogo Beslemek İstiyorum
Cuma Nis. 06, 2012 11:32 pm tarafından pikawol
Merhabalar. Arkadaşlar ben dogo almak istiyorum yavru evde besliyeceğim tek yaşamıyorum kardeşim ve annem, babamda aynı evde. Ezgersiz ihtiyaçını rahat karşılarım, işten geldikten sonra zamanda ayırırım fakat kafama takılan tek sorunum evde besleye bilirmiyiz büyüdüğü zaman. Bu arada dişi almayı düşünüyorum. He bide av veya bekçilik amaçlı değilde kendime bi dost olarak almayı düşünüyorum.

Yorum: 2
köpek sevgisi işte böyle bir şey !
Paz Kas. 04, 2007 3:11 am tarafından asumut
günümüzde köpek sevgisini anlatmak için bu yazıyı koyuyorum ...
köpeğini deliler gibi seven bir hayvanseverin köpeğini kaybettikten sonra yazdıkları Sad((

Orada çubuk yiyor musun kıymalı böreğim?

1 Mart 2003. Diğer günler gibi başlayan, sıradan bir Cumartesi sabahı. Akşam arkadaşlarımıza yemeğe davetliydik. Mutfakta Çerkez tavuğu yapıyordum ve sen benim kara gölgem, bir parça koparırım …

Yorum: 18
Kimler hatta?
Toplam 3 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 3 Misafir :: 1 Arama motorları

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 285 kişi Salı Mayıs 03, 2011 9:55 pm tarihinde online oldu.

Paylaş | 
 

 DİYETİSYEN

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Misafir
Misafir



MesajKonu: DİYETİSYEN   Perş. Ara. 06, 2007 11:01 am

k
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir



MesajKonu: Toksik Etkili Gıdalar   Perş. Ara. 06, 2007 11:10 am

köpeklerin yememesi gereken gıdalar
by asumut on Sun Nov 11, 2007 7:53 pm

Alkollü meşrubatlar = Sarhoşluk, koma, ve ölüme sebep olabilir.


Bebek maması = Soğan tozu içerebilir.Köpeklerde zehirlenmeye sebep olabilir.Fazla miktarda verilmesi beslenme sorunlarına yol açabilir.

Balık Kılçığı,Kümes hayvanları kemikleri ve diğer et kaynakları kemikleri = Sindirim sistemini tıkayabilir yada yırtılmalara sebep olabilir.

Kedi Maması = Genel olarak çok yüksek protein ve yağ ihtiva eder. Egzema ya ve yağlanmaya sebep olur.

Çikolata,Kahve,Çay ve diğer kafeinler = Köpekler için Zehirli olabilen ve kalbi ve sinir sistemini etkileyebilen kafein, theobromine, veya theophyllineyi içerir..

Turunçgil özütleri (limonata vs) = Kusmaya sebep olur

Yağlı Garnitürler = Pankreas ı yorar ve pankreatit hastalığına sebep olur

Üzüm ve kuru üzüm = Böbreklere zarar verebilen bilinmeyen bir toksini içerir

Şerbetçiotu = bilinmeyen bileşiği Soluğun kesilmesine,kalp atışının hızlanmasına,yüksek ateşe,nöbet ve felçe hatta ölüme sebebiyet verir.


İnsanlar için olan demir içeren vitaminler = Sindirim sistemine zarar verir ve Karaciğer ve böbrekler dahil pek çok organ için zehirlidir.


Karaciğer (Fazla miktarda) = Kasları ve kemikleri etkileyen A vitamini zehirlenmesine sebep olur.

Fındık-ceviz türevleri = Sindirim sistemini,sinir sistemini ve kasları etkileyen zehir içerir.

Haşhaş-Kendir-Kenevir = Kusma ile sinir sistemine baskı uygular,kalp hızını artırır.

Süt ve Süt ürünleri = Bazı büyük köpekler ve kediler Laktoz u sindirecek yeterli enzim e sahip değildir.Bu diyareye sebep olur. Evcil hayvanlarımız için Lactose-free süt ve süt ürünleri bulunmaktadır.

Küflü , Bozuk Gıdalar = Çeşitli ve fazla toksin zehirlenmeye,kusmaya diyareye sebep olur ve pek çok organı etkiler.

Mantar = İçeriğindeki toksinler tüm vücut sistemini etkiler..Şoka hatta ölüme sebep olabilir.

Soğan,Sarımsak (çiğ,pişmiş yada tozu) = İçeriğindeki sulfoxide ve disulfide kırmızı kan hücrelerine hasar verir ve kansızlığa sebep olabilir.Kediler köpeklere oranla bu gıdalara daha duyarlıdır.


Trabzon Hurması = Çekirdekleri bağırsakta tıkanmaya ve incebağırsak iltihabına sebep olabilir.

Şeftali ve erik çekirdeği = Sindirimle ilgili risalenin engeline sebep olabilir

Patates,Ravent,Domates ve Patates Domates püresi = Sindirim,sinir ve üriner sistemi etkileyen oksalat ( oksalik asit) içerir. Daha çok çiftlik hayvanları için sorundur.

Çiğ Yumurta = Avidin denen bir enzim içerir,Biotin azalmasına sebep olur (bir B vitamini) Bu cilt ve tüy problemleri görülmesine sebep olabilir.
Çiğ yumurta Salmonella ya sebep olabilir

(Salmonella.= zehirlenmeye sebep olan bir mikrop/bakteri)


Tuz = Fazla alındığında eletrolit dengesini bozar.

Taze Fasulye = Sindirim sistemini tuzağa düşürür. Yabancı vucut bağı da denir.

Şekerli Gıdalar ve Şekerli Meyvalar = Obeziteye,diş problemlerine ve şeker hastalığına sebep olabilir.

Artık Yemekler = (Masadan arta kalanlar) = Artık yemekler dengeli beslenme öğesi değildir.
Kendi beslenme gıdalarının %10 unu asla geçmemelidir.Et atıkları yağ içerebilir,kemikler ise besin değildir.

Tütün = İçeriğindeki nikotin sindirim ve sinir sistemini etkiler.Kalp ritminde aşırı hızlanmaya,inmeye,komaya ve ölüme sebep olabilir.

Mayalı Hamur = içeriğindeki gazlar sindirim sisteminde sorunlara,ağrıya ve mide-bağırsak yırtılmalarına sebep olabilir.

ayrıca;

patatesdeki solanin maddesi köpeklerin deri altında yumrulara sebep olurmuş ve uzun vadede bu yumrular huy değiştirip kansere dönüşebilirmiş.

soğan giller de toksik zehirlenmeye neden olarak ani ölümlere neden olabilir.

köpeklerini ev yemeği ile besleyen arkadaşların çok dikkat etmesi,kendi yedikleri ev yemekleri ile değil onlar için özel hazırlanmış ev yemekleri ile beslemeleri gerekmektedir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir



MesajKonu: Yavru köpeklerde beslenme   Perş. Ara. 06, 2007 9:35 pm

by asumut on Tue Nov 13, 2007 12:09 pm

Yavruların sütten kesilmesi yaklaşık 4-6 haftalıkken gerçekleşir. Irklara göre değişiklik göstermekle birlikte yavru bir köpeğin erişkin hale gelinceye kadar geçen gelişme süreci 10-16 ayda tamamlanır. Gelişme çağında onları en iyi şekilde beslemek gerekir. Bu nedenle gelişme dönemi boyunca beslenme yavru kuru mamaları veya yavru konserve mamalarıyla yapılmalıdır.

Köpeklerin farklı hayat evrelerinde farklı gereksinimleri vardır. Yavru köpeklerin besin gereksinimleri, erişkin bir köpeğin ihtiyacından daha fazladır. Bu fazlalık yavruların büyüme dönemindeki ihtiyaçlarından ve aktivitelerinden kaynaklanır. 3 aylık yavru ile 8 aylık yavrunun gereksinimlerinde bile farklılıklar görülür. Bu yüzden yavrular, gereksinimlerine uygun yüksek biyolojik değerli ve kolay sindirilebilir proteinler, yeterli oranda kalsiyum ve uygun kalsiyum/fosfor oranı içeren vitamin açısından zengin diyetlerle beslenmelidir. Proteinler, doğru vücut büyümesi ve kas gelişimi açısından önemlidir.

Yavrular 4-5 haftalık olduklarında kuru mama, ıslatılarak yada yavru konserveleriyle karıştırılarak verilmelidir. Böylece yavruların mamalarını koklamaları, yalamaları ve ısırmaya başlamaları teşvik edilir. Bu ıslatma işlemi, kuru mamaya daha fazla aroma kazandırarak tadını, kokusunu ve lezzetliliğini arttırır. Ayrıca mamanın daha yumuşak olmasını ve sütten yeni kesilen yavruların çiğneme refleksini uyarak mamayı daha kolay almalarını sağlar. Bu uygulamanın yavrularda şekillenebilen mide şişkinlerini, mide dönmelerini ve gaz oluşmasını engellediği de uzmanlar tarafından belirtilmektedir.

Mamanın ıslatılması ilk 2-3 aylık dönemde süt ile yapılabilir. Daha sonraki dönemde mamanın ıslatılması gerekirse bu işlem su, et suyu yada yemeklerin sularıyla yapılmalı, süt kullanılmamalıdır. Köpeklerin süte gereksinim duyduğu dönem ilk 2-3 aydır. Bundan sonraki dönemlerde süt sindirim sisteminde problemlere ve ishale neden olabilir. Yapılan araştırmalar köpeklerin % 80'inin süte karşı allerjik olduğunu göstermektedir. Bu nedenle ilk 2-3 aydan sonra süt vermekten kaçınılmalıdır.

Yavrunun anne sütünden sonra birden bire kuru mamayla beslenmesinin kabızlığa yol açabildiği de bilinmektedir.

Mamanın partikül büyüklüğü köpek yavrularına uygun olmalıdır. Büyük partüküllü bir mamayı yavrunun ağzına alması ve çiğnemesi zor olacağından, bu beslenmeyi olumsuz etkileyecektir. Köpeklerin arasında bireysel farklılıkların da olduğu unutulmamalıdır. Bu nedenle yavru maması hazırlayan ticari firmalar, farklı gelişme dönemleri için farklı partükül büyüklüğüne ve farklı formülasyonlara sahip mamalar hazırlamışlardır. Bu konuda en büyük yardımcınız veteriner hekiminiz olacaktır. Köpeğinize mama alırken mutlaka veteriner hekiminizin tavsiyeleri doğrusunda hareket edin.

Mamanın küçük parçalar halinde verilmesi, yavrunun yeme alışkanlığı kazanması açısından da önemlidir.

Köpeğinizin kabına mama koyduğunuzda, "gel" veya "ye" gibi bazı tek heceli komutlarla onu mama yemeye teşvik edebilirsiniz.

Yavruların mide kapasiteleri, günlük ihtiyaçlarını bir sefer yemeyle karşılayacak kadar gelişmediğinden, yavrular yiyeceklerini birkaç öğünde tüketirler.

Yavruların diyetleri 6.haftadan 3.aya kadar günde 4 öğün, 3.aydan 6.aya kadar günde 3 öğün, 6.aydan 12. aya kadar günde 2 öğün, 12. aydan sonra ise günde 1 öğün olarak verilmelidir.

Yemek zamanı ve yemek yedikleri yer olabildiğince sabit olmalı ve değiştirmemeye çaba gösterilmelidir. Günde 3 öğün yapılan beslemede yemek zamanlarının sabah, öğlen ve akşam olarak düzenlenmesi yararlıdır. Köpekler ancak 10-12 aylık olduktan sonra, günlük ihtiyaçlarını tek bir öğünle karşılayabilecek sindirim sistemi kapasitesine ulaşırlar.

Beslenme amacıyla, uyuyan yavruların uyandırılmaları doğru değildir. Yavruların beslenme kadar uykuya da gereksinimi olduğu unutulmamalıdır.

Yavrular 6-7 haftalık olduktan sonra diş değiştirme dönemine kadar, kuru mamanın ıslatılmasına gerek yoktur. Çünkü ilk 6-7 haftadan sonra köpeklerde çiğneme refleksi iyice gelişir ve katı partiküller ağıza rahatça alınıp sindirilebilir.

Su katılmak suretiyle hazırlanan ve kendi yapısında yüksek miktarda su bulunduran (konserve gibi) mamalar, küf mantarlarının üremesi için uygun bir ortam yaratır. Bu tip su miktarı fazla olan mamalar, 30-60 dakika içersinde tüketilmediklerinde köpeğin önünden alınmalıdır. Islatılarak verilen mamaların tüketilmeyen kısımlarının süratle bozulabileceği unutulmamalıdır.

Yavru köpekler 4 aylık olduklarında geçici dişler dökülmeye başlar ve 42 adet kalıcı diş süt dişlerinin yerini alır. Diş değiştirme döneminde kuru mamaların ıslatılarak verilmesinde yarar vardır. Bunun nedeni bu dönemde kuru mamanın sert gelmesi ve yavrunun kuru mamalardan yeterince yaralanamamasıdır. Bu dönemde yavrunun biraz iştahsız olması normaldir. Ancak gene de bir miktar yumuşatılmamış (ıslatılmamış) kuru mama verilerek dişlerin temizlenmesi sağlanmalıdır.

Çok sık olmamakla birlikte kırılmadan temizlenmiş ve pişirilmiş ilikli büyük kemiklerin verilmesi, köpeklerde dişlerin temizlenmesinde ve çene kaslarının gelişmesinde faydalıdır.

Kuru mamayla beslenme köpeklerin gelişimi açısından daha uygundur. Çünkü ticari mamalar, gelişim açısından gerekli olan bütün unsurları dengeli bir şekilde ve yeterli miktarlarda içermektedir. Ev yemekleri ile yapılan beslemenin, gelişim için gerekli olan besin unsurlarını yeterli ve dengeli bir şekilde sağlayamadığı klinik araştırmalarla kanıtlanmıştır. Gene de köpeğinizi ev yemekleri ile beslemek niyetindeysiniz, mutlaka veteriner hekiminize danışıp onun verdiği diyetleri uygulayın. Yapılacak yanlış besleme, köpeğinizde gelişme bozukluklarına neden olabileceği gibi, hayatı boyunca kalacak problemlere de yol açabilir.

Köpeğinizi ev yemekleri ile besliyorsanız vitamin, kalsiyum gibi maddelerle diyetini takviye etmeniz gerekir. Kuru mamayla yapılan beslemede veteriner hekiminiz gerek duymadıkça, bu besin unsurlarını diyete katmanıza gerek yoktur. Ancak unutulmamalıdır ki, piyasada bulunan ticari mamalarında arasında kalite farkları vardır. Bu konuda en büyük yardımcınız her zaman olduğu gibi yine veteriner hekiminiz olacaktır.

Ev yemekleriyle yapılan beslenme, köpeğinizin seçici bir beslenme alışkanlığına sahip olmasına neden olabilir. Çeşitli tatlarda ve lezzetlerde yemek vermek, beslenme uzmanlarının yanlış olarak vurguladığı bir harekettir. Çünkü ne kadar çok çeşitlilik yaratılırsa, köpeğinizin beğenmeme ve yememe olasılığı da o oranda artacaktır. İyi kalite ticari mamalara erken yaşta alıştırılan yavrularda, seçici yem tüketiminin önüne geçilmiş olur.

Kalsiyum ve fosfor gibi iki temel besin maddesi, yavruların diyetinde yeterli ve dengeli bir düzeyde bulunmalıdır. Çünkü kalsiyum ve fosfor düzeyi düşük mutfak artıklarıyla beslenen yavrularda sıklıkla raşitizm gelişmektedir.

Köpeklerin aşırı yağlanmasına izin verilmemelidir. Aşırı kilo alma ve yağlanma bir taraftan güzelliklerini diğer bir taraftanda sağlıklarını bozmakta ve hayatlarını kısıtlamaktadır. Bu yüzden iyi dengelenmiş ve denetimden geçmiş köpek mamalarının paketlerinde yazılı bulunan beslenme talimatlarına ve miktarlarına, veteriner hekiminiz aksi birşey söylemedikçe mutlaka uygun olarak davaranın. Aşırı mama tüketiminin midede rahatsızlıklara ve ishale neden olabileceğini aklınızdan çıkarmayın.

Yavru köpeklerin kişisel gereksinimlerine göre, ihtiyaç duydukları günlük mama miktarı değişiklik gösterebilir. Köpeğiniz her öğünden sonra yemek kabında mama bırakıyorsa, kaba koyduğunuz mama miktarını %10 azaltınız.

Kuru mamayla beslenen köpeklerin içme suyu gereksinimleri daha fazladır. Bu yüzden önlerinde her zaman taze ve yeterli miktarda temiz su bulunmalıdır. Köpeğinize içme suyu olarak musluktan akan suyu vermekten kaçının.

Köpeğinizin mama ve su kabı ayrı olmalıdır. Bu kaplar ayak altından uzak bir yere konulmalı ve her öğün sonrasında temizlenmelidir. Köpeğinizin deviremeyeceği büyüklükte ve şekilde su ve mama kabı seçmeye özen gösterin.

Köpeklerin diyetlerinde ani değişiklikler yapmaktan kaçınılmalıdır. Böyle bir işlem gerekliyse kademeli olarak yapılmalıdır. Köpeğinizin mamasını yeni bir mama ile değiştirirken, bu değişimi ortalama 7 günlük süreç içersinde yapmanız hem onun alışması hem de sindirim sistemi açısından faydalı olacaktır. Köpeğinizin eski mamasıyla yeni mamasını karıştırın ve bu karışımdaki yeni mamanın miktarını her gün arttırarak mamayı verin. Bu barsak mikroorganizmalarının yeni mamaya adaptasyonu açısından önemlidir. Yeni mamaya alışıncaya kadar dışkıda; miktar, kıvam ve renk açısından oluşabilecek değişikler normaldir. Adaptasyon sürecinden sonra bunlar normale dönecektir. Değişiklik ani bir şekilde yapılırsa ishal olma ihtimali çok yüksektir.

Yavru bir köpek normal olarak günde 4-5 kez dışkılama yapar.

Bazı köpeklerde dışkısını yeme (kaprofaji) olayı görülebilir. Bu davranış vahşi yaşamdan kalma bir alışkanlıktır. Bunun yanı sıra dışkı yeme, diyetteki besin maddeleri eksikliğinde yada dengesizliğinde, özellikle de lifli maddelerin noksanlığında ortaya çıkmaktadır. Mamada bulunan lifli maddeler, besinlerin barsaklardan geçiş süresinden sorumludur. Bu eksikliklerin sonunda dışkı yemenin yanı sıra toprak yeme olayı da görülebilir.

Köpekler bazen de ot yerler ve de kusarlar. Çok sık karşılaşılmadığı sürece bu olay normal olarak kabul edilir. Bunun nedeni, köpeklerin yaşadığı karın ağrısı ve kendilerini rahatsız eden safrayı dışarı çıkarmaktır.

Temel olarak köpeklerin tatlıya gereksinimleri yoktur. Çikolata ve şeker gibi yiyeceklerin uzun süre verilmesi sonucunda sindirim sisteminde bozukluklar, diş çürümesi, yağlanma ve şeker hastalıkları şekillenebilmektedir.

Köpekler havuç, yeşil sebzeler ve elma gibi bazı meyvaları da hoşlanarak tüketirler. Bunun beslenme açısından bir zararı yoktur.

Köpeğinize balık kılçıklarıyla tavuk gibi ufak kümes hayvanlarının kemiklerinin verilmesi, sindirim sistemine takılmaları ve batmaları gibi istenmeyen rahatsızlıkların meydana gelmesine neden olacağından tercih edilmemelidir.

Köpeklere asla çok sıcak yada çok soğuk yiyecekler verilmemelidir.

Evde kendimiz için hazırladığımız salçalı, baharatlı ve yağlı yemeklerin verilmesinin köpeklerde sindirim ve allerjik deri problemlerine neden olabileceği unutulmamalıdır. Köpeklerde allerjik reaksiyonların tedavisi uzun süren, zaman alıcı ve dikkat isteyen bir işlemdir.

Kuru mamayla beslenen bir köpeğe peynir, salam gibi maddelerin verilmesi gereksiz ve de yanlıştır. Bu tip besin maddeleri de köpeğiniz için allerjik olabilir.

Köpekler için hazırlanmış ticari mamaların zaman zaman pahalı oldukları iddia edilmektedir. Bununla birlikte ticari mamalar dengeli beslenme, yüksek sindirilebilirlik, sağlık, iştahla tüketim, dışkılamada düzen, az dışkı, temizlik ve pratik olmaları bakımından avantajlıdırlar.

Erişkin (adult) mamaya geçişiniz, köpeğinizin büyümesi durduktan sonra olmalıdır.

Irklara göre erişkin mamasına geçme yaşı aşağıda verilen tablodaki gibidir.

Küçük ırk (2.5-10 kg) 8-12 aylık
Orta boy ırk (10-25 kg) 12-18 aylık
Büyük ya da dev ırk (>25 kg) 12-24 aylık

Genel olarak köpeğinizin beslenmesinde bu hususlara dikkat etmeli ve özen göstermelisiniz. Ancak büyük yada dev ırk (erişkin ağırlığı 25 kg'ın üzerinde olan köpekler) bir köpek yavrusu sahibiyseniz bunların dışında size birkaç tavsiyemiz daha olacak.

Bu tip ırkların gelişim süreci 12-24 ay kadar sürmektedir.

Büyük ve dev ırk köpeklerde gelişim, hayatlarının ilk aylarında gayet değişkendir. Haftalar geçtikçe vücut ağırlığı ve kemiklerin büyümesi artış gösteririr. Bu tip ırklarda çok hızlı bir canlı ağırlık artışı, kemikler ve eklemlerde düzeltilmesi zor gelişim bozukluklarına neden olduğundan aşırı beslenmeden kaçınılmalıdır. Canlı ağırlık artışı belirli zaman aralıklarıyla düzenli bir şekilde izlenmelidir.

Köpeklerin yağlanmasına izin verilmemelidir.

Büyük ve dev ırk köpekler genel olarak bazı ortopedik hastalıklara (osteochondrosis, dirsek displasisi, kalça displasisi gibi) yatkınlık gösterirler. Bu hastalıkların genellikle 4-8 aylık yaş gurubunda görüldüğü ve bazı ırklarda (Alman Çoban köpekleri, Labrador, Rottweiller, Alman Kurt köpeği, Boxer, Golden Retriever, Danua, Dobermen) kalıtsal olduğu bilinmektedir. Yanlış beslenme (aşırı besleme ve fazla kalsiyum verilmesi) bu hastalıklar için risk faktörünü ortaya çıkarır. Büyük ve dev ırk köpekler genetik olarak hızlı gelişim gösterdiklerinden daha fazla risk altındadırlar.

Bazı köpek sahipleri yukarıda adı geçen hastalıklardan korunmak için mamaya kalsiyum takviyesi yaparak aslında bu rahatsızlıklara neden olmaktadırlar.

Büyük ırk köpeklere fazla kalsiyum verilmesi kemiklerin gelişimini olumsuz etkilemekte hatta durdurabilmektedir. Böyle olunca kemikler zayıf kalır. Aşırı kilo alımı sonucunda da zayıf olan kemikler bu yükü kaldıramaz ve kemiklerde eğrilik ve kırılmalar şekillenebilir.

Bu riskleri en aza indirmek, büyük ve dev ırklar için özel olarak geliştirilmiş mamaların kullanılması ile sağlanır. Eğer böyle bir mama kullanıyorsanız hiç bir ilave vitamin ve minerel katkısı yapmanıza gerek yoktur. Ayrıca mama tüketimi kontrol altında tutulmalıdır.

Köpeğinizin mamasına dışarıdan ekstra bir takım takviyeler yaparken mutlaka veteriner hekiminizin bilgisine başvurun.

Yavru mamalarının formülasyonları:

Yavru mamaları, yavru köpeklerin büyüme ve gelişme dönemindeki yüksek enerji ihtiyaçlarını karşılamak üzere düzenlenmiştir. Bu mamalar yeterli miktarda kalsiyum, yüksek oranda protein, yağ asitleri, mineral ve vitaminleri içermektedir. Yavru mamaları junior, puppy, growth gibi isimler almaktadırlar.

Tavuk etli yavru kuru mamaları :

Büyüme ve gelişme döneminde olan yavruların artan enerji ihtiyaçlarını ve gereksinim duydukları bütün besin maddeleri ihtiyacını karşılar. Protein kaynağı olarak tavuk eti ve tavuk yan ürünleri kullanılmıştır. Bu mamalar ufak ırklar için (2.5-10 kg. arası ağırlıkta, Örn: Pincher, Terrier ) küçük taneli, orta boy ırklar için (11-25 kg. arası ağırlıkta, Örn: Beagle, Spaniel, Cocker ) normal taneli, büyük ve dev ırklar için (erişkin ağırlığı 25 kg. üzerinde olan, Örn: Doberman, Rotweilller ) büyük taneli olarak hazırlanmıştır. Ayrıca bu mamalardaki besin maddeleri oranları da ırkların büyüklüklerine ve ihtiyaçlarına göre farklı miktarlarda ayarlanmıştır.

Kuzu etli ve prinçli (Lamb & Rice) yavru kuru mamaları :

Bu mamalarda protein kaynağı olarak kuzu eti kullanılmaktadır. Yapılan araştırmalar kuzu etinin köpekler için en az allerjik ve hazmı en kolay besin maddesi olduğunu göstermektedir. Bu mamalar besin duyarlılığı olan yavruların beslenmesinde, deri ve tüy sağlığının korunmasında iyi bir seçenektir. Kuzu eti en az allerjik besin maddesi olduğundan dolayı deri ve tüy sağlığı açısından koruyucu ve oluşabilecek problemleri ortadan kaldırıcı özelliğe sahiptir. Bu mamaların konserve formları da bulunmaktadır.

Yavru mamalarındaki esansiyel yağ asitleri sağlıklı ve parlak bir tüy yapısının, doğru dengelenmiş kalsiyum/fosfor oranı sağlam diş ve kemik yapısının, yüksek kaliteli protein seviyesi güçlü kas yapısının, yüksek sindirilebilirlik az miktarda ve sağlıklı dışkının oluşmasını sağlar. Ancak unutulmamalıdır ki, piyasadaki her ticari mama aynı kalitede değildir. Köpeğinizi, kendisine en uygun olan kaliteli ve profesyonel mamayla beslemek için veteriner hekiminizden bilgi almanız yararlı olacaktır.

Bu mamalardan başka bazı durumlarda (kusma, ishal) kullanılan, yavrular için özel diyet mamalar da bulunmaktadır. Ancak bunlar veteriner hekim kontrolünde kullanılmalı, veteriner hekimlere danışılmadan kullanılmamalıdır. Çünkü verilecek yanlış bir diyet mama organizmadaki sorunun çözümü olacağına yeni bir problemin ortaya çıkmasına neden olabilir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
kutal

avatar

Mesaj Sayısı : 50
Yaş : 34
Location : kayseri
Puanlar : 79
Kayıt tarihi : 31/03/08

MesajKonu: Geri: DİYETİSYEN   Çarş. Nis. 02, 2008 6:56 pm

2 aylık çok hareketli ve çok obur bi dogom var, forumlarda okuduğum kadarıyla ve annesinin sahibinin belirttiğine gore tavuk içerikli mamalar dogolarda kelliğe neden olan bi allerjik reaksiyona neden oluyolarmış, dogrumudur?

bu yuzden proplan lamb and rıce pupyy mama aldım fakat bunda gunluk miktar 75 gr a denk gelıyo halbuki benim yavru her öğünde bu miktarı rahatlıkla tüketebiliyor sizce nasıl beslemeliyim tavsiyeleriniz varmı?

birde eukonuba odül maması almıstım yavru kopekler için, unun içeriğindede tavuk olduğunu gördüm sizce ne yapmalıyım?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: DİYETİSYEN   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
DİYETİSYEN
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Dogo Argentino Türkiye :: Veterinerimizin Köşesi-
Buraya geçin: