Dogo Argentino ırkı hakkında bilmek ve danışmak istediğiniz herşey...
 
AnasayfaTakvimGaleriSSSAramaKayıt OlÜye ListesiKullanıcı GruplarıGiriş yap
Gezinti
 Portal
 Ana Sayfa
 Üye Listesi
 Profil
 SSS
 Arama
En son konular
» SATILIK 100%100 IRK GARANTİLİ SAFKAN AŞILI DOGO YAVRULARI
Cuma Mayıs 23, 2014 12:04 am tarafından mertcan

» Kulak Kesimi
Cuma Ara. 27, 2013 4:31 am tarafından dogdogo

» Dogo Hakkında Sorularım var
Cuma Ara. 27, 2013 2:33 am tarafından dogdogo

» HER ÜYE OKUSUN!
Perş. Ara. 26, 2013 11:45 pm tarafından dogdogo

» Köpegimin Derisinde Yara ve Kızarıklık var
Cuma Ara. 13, 2013 4:39 pm tarafından tulu

» Merhaba
Perş. Ara. 12, 2013 12:39 am tarafından tanergürhan

» Satılık dogo arjantin yavruları
Perş. Kas. 07, 2013 1:19 pm tarafından taylancogur

» yardımlarınıza ve önerilerinize ihtiyacım var
Salı Eyl. 24, 2013 12:02 pm tarafından hndn

» DOGOMU DİŞİ Mİ ERKEK Mİ ALIYIM
Salı Eyl. 24, 2013 11:20 am tarafından hndn

» Yardımlarınızı bekliyorum :)
Cuma Eyl. 13, 2013 8:56 pm tarafından ErenAydın

» femur 2 bucuk yaşında:)
Çarş. Ağus. 07, 2013 10:12 pm tarafından Admin

» 4 AYLIK OĞLUM ''FEMUR''
Çarş. Ağus. 07, 2013 9:45 am tarafından cypriot90

Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
yardımlarınıza ve önerilerinize ihtiyacım var
Perş. Ağus. 01, 2013 2:26 pm tarafından Alcatraz
Merhaba arkadaşlar. Öncelikle şimdiden vereceğiniz cevaplar ve öneriler için teşekkür ediyorum.

Direk konuya gireyim. Şimdi öncelikle kafamdaki soruları sizlere sıralamak isterim.

1) Evde besleyeceğim yavru dogom erkek mi yoksa dişi mi olmalı? (Not: Evde yalnız yasıyorum, apartman dairesi, hafta sonu calısmıyorum, hafta icleri gündüz işteyim. Bu detay önemli sanırım.)

2) Apartman dairesinde …

Yorum: 1
Köpeğim Çok Yalaka, Nasıl Değiştirebilirim??!!??
Ptsi Haz. 27, 2011 11:01 pm tarafından cranium
merhaba arkadaşlar aranıza yeni katıldım. 2aylık dişi bir dogo argentino sahibiyim. sorunumsa şu:

kızımı sokağa yürüyüşe çıkardığım zaman kendisiyle ilgilenen, seslenen ya da sadece bakan biri bile olsa onu farkettiği zaman hemen kendini sevdirmek istiyor, üzerine doğru koşmaya çalışıyor. amacına ulaşınca da o kişinin ayaklarına dolanıyor, ellerini yalıyor, üzerine zıplıyor. bu durum hiç hoşuma …

Yorum: 3
Evimde Dogo Beslemek İstiyorum
Cuma Nis. 06, 2012 11:32 pm tarafından pikawol
Merhabalar. Arkadaşlar ben dogo almak istiyorum yavru evde besliyeceğim tek yaşamıyorum kardeşim ve annem, babamda aynı evde. Ezgersiz ihtiyaçını rahat karşılarım, işten geldikten sonra zamanda ayırırım fakat kafama takılan tek sorunum evde besleye bilirmiyiz büyüdüğü zaman. Bu arada dişi almayı düşünüyorum. He bide av veya bekçilik amaçlı değilde kendime bi dost olarak almayı düşünüyorum.

Yorum: 2
köpek sevgisi işte böyle bir şey !
Paz Kas. 04, 2007 3:11 am tarafından asumut
günümüzde köpek sevgisini anlatmak için bu yazıyı koyuyorum ...
köpeğini deliler gibi seven bir hayvanseverin köpeğini kaybettikten sonra yazdıkları Sad((

Orada çubuk yiyor musun kıymalı böreğim?

1 Mart 2003. Diğer günler gibi başlayan, sıradan bir Cumartesi sabahı. Akşam arkadaşlarımıza yemeğe davetliydik. Mutfakta Çerkez tavuğu yapıyordum ve sen benim kara gölgem, bir parça koparırım …

Yorum: 18
Kimler hatta?
Toplam 2 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 2 Misafir :: 1 Arama motorları

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 285 kişi Salı Mayıs 03, 2011 9:55 pm tarihinde online oldu.

Paylaş | 
 

 köpek sevgisi işte böyle bir şey !

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
asumut



Mesaj Sayısı : 38
Puanlar : 0
Kayıt tarihi : 04/11/07

MesajKonu: köpek sevgisi işte böyle bir şey !   Paz Kas. 04, 2007 3:11 am

günümüzde köpek sevgisini anlatmak için bu yazıyı koyuyorum ...
köpeğini deliler gibi seven bir hayvanseverin köpeğini kaybettikten sonra yazdıkları Sad((

Orada çubuk yiyor musun kıymalı böreğim?

1 Mart 2003. Diğer günler gibi başlayan, sıradan bir Cumartesi sabahı. Akşam arkadaşlarımıza yemeğe davetliydik. Mutfakta Çerkez tavuğu yapıyordum ve sen benim kara gölgem, bir parça koparırım düşüncesiyle yatmış, bekliyordun. Zaten seni ne zaman evde yalnız bırakacak olsam, erkenden bir vicdan azabıyla sarmalanır ve gittiğim yerde de rahatım kaçardı, ta ki yeniden eve dönene, ta ki yeniden sen üzerime atlayana dek… Bu erken inen vicdan azabıyla sana, cüssene layık bir haşlanmış tavuk parçası fırlattım. Normalde her türlü yemeği havada yakalayan sen, az ilerine düşmüş parçaya koklayarak yaklaştın. Önce anlamadım ne olduğunu. Aklıma gelir miydi kör olabileceğin? Birkaç denemeden sonra şüphelenmeye başlasam da “Yok canım. Ne ilgisi var?” diye söyleniyordum bir yandan. Salona koştum hemen. Bütün oyuncaklarını sağa sola atıp durdum, getirmen için. Ama koşmuyordun. Burnun halıya yapışık, kokularının izini sürerek buluyordun onları. Sesimin geldiği yere odaklanamayan gözlerle bakarken; tedirginliğin, fark edilmemesi olanaksız bir boyuttaydı. Çıldırmış gibiydim, o an dünya üzerinde hiçbir şey kalmamıştı önemini koruyan.

Meğer o sabah, ardından gelecek acı yüklü günlerin bir başlangıcıymış Sarpişkom, bebeğim, kıymalı böreğim, kara böceğim, çıttırığım… Her zaman gittiğimiz klinikte aldık soluğu. Bir virüsten kaynaklanabilecek bir sorun nedeniyle, karaciğer enzim değerlerinin normalin çok dışına çıktığını ve bunun da göz tansiyonunu yükselterek, körlüğe yol açtığını söylediler. İnandım bebeğim!.. Geçici olabilir, şu an için bir şey diyemeyiz, bekleyip görmek lazım, dediler. Serum, göz damlası, antibiyotik ve ilaçlardan ve bunlar yetmezmiş gibi ağır bir diyetten oluşan bir tedavi süreci başladı.

Annen ve baban olarak; ben ve Recep hayatımızın ilk ortak acısını yaşıyorduk. Sana serum verildiğinde, ikimiz vardık başında. Hiç halin yoktu. Sana sürekli “Sevdan bir ateş oldu bende…” şarkısını mırıldanıyordum. Üç yıl boyunca seni sakinleştirdiğine inandığım bu şarkıyı bir gün bu koşullarda söyleyeceğim aklıma gelir miydi? Yine işe yarıyor muydu bu şarkı; sakinleşiyor muydun yoksa halin mi yoktu da öylece yatıyordun, bilmiyorum.
Günler geçiyor ve enzim değerlerin bir gün düzelir görünürken ertesinde yeniden allak bullak oluyordu. Mantığım almıyordu. Ne olduğunu anlayamıyordum. Klinikte çalışan hekimler de ne yazıktır ki (!) benim kadar şaşkındılar. Daha fazla vakit kaybetmeden seni Veteriner Fakültesi'ne götürdük. Üçümüz birlikte içeri girdik. Sen görmediğin için ve halsizliğinden dolayı yalpalayarak yürüyordun. Bir ara yanımızdan hasta bir kedi geçti. Gösterebildiğin tek tepki, burun deliklerinin büyümesiydi. Hekim, seni gördüğü an yaptı yorumunu: Kanser! Ben aylardır seni “şişko göbişim” diye severken, sen meğerse kanser olmuşsun be yavrum! Lenf kanseri olmuşsun da, bir de o kanser yayılmış, karnında büyük bir kitle oluşturmuş. Ben de onu sevmişim aylarca “şişko göbiş” diye. Herhangi bir şüpheye düşmemizi gerektirmeyecek kadar sağlıklı görünüyor olman bir yana, ben bu aptallığı nasıl yapabildim? Recep ve ben ya da bu işin eğitimini almış olan, her iki ayda bir aşı için düzenli olarak gittiğimiz klinikteki hekim(!) fark edebilseydi seni kurtarabilir miydik? Seni belki de yaşamdan erken aldığımız için bizi affedebilecek misin Sarp?

Ne yapmalıydık? Fakülte hekiminin önerilerine kulak asmayıp tedaviye mi başlamalıydık her şeye inat, yoksa senin acı çekmeni mi beklemeliydik? Ya da acı çekmeni beklemeden seni uyutmalı mıydık; erken çıkacağın o yolculuğa uğurlamak ve bir an önce huzura kavuşmanı sağlamak için. O günlerde, yüzüne bakamadığım o günlerde, bunları konuşurken, Recep’i hayatımda ilk defa ağlarken gördüm, o da en az benim kadar çaresizliğin sıkışmışlığındaydı.

Tam yirmi altı gün sonra… 26 Mart 2003. Sabahın henüz uykuda olduğumuz çok erken bir vakti. Kapı çalındı. Normal zamanlarında, ayrıca hasta olduğun o yirmi altı günlük dönemde bile, kapı çalındığında havlardın, bize haber, gelene gözdağı vermek için. Recep kalktı ve kapıyı açmak üzere gitti. Bir gariplik var bu işte, diyorum gözlerim hala yarı kapalıyken, Sarp neden havlamıyor? O an, yataktan fırladım. Ve seni gördüm aşk böceğim … Pes etmiştin, hareketsiz, öylece yatıyordun kapının önünde. Nasıl öldün bebeğim? Ölürken neler yaptın? Canın çok mu yandı bilmiyorum. Bunların hiçbirini bilmediğim için beni affedebilecek misin kuşum? Daha henüz soğumamış bedenine sarılmış ve her zaman yaptığım gibi popunu öperken bunun hayatımın en güzel bölümüne inen bir demir perde olduğunu ve bundan sonra hiçbir şeyin aynı olmayacağını fark edememişim.
Böylelikle anneminkinden sonra asla ziyaret edemeyeceğim bir mezar daha oldu hayatımda. Dağıldım be Sarp! Üç yılda bırakılır gidilir mi insan? Bana bunca şey öğretmişken ve ben iyi bir öğrenci olma yolunda ilerlerken bırakıp da gidilir mi? Hayatla barışık değilim, bilirsin. Özellikle de insanlarla. Sen bende, içimdeki varlığından şüphelendiğim bir sevgi çekmecesi açtın. Küçüktü ama büyüleyiciydi. Bana aslında sevmeye ne kadar ihtiyacım olduğunu hatırlattın aşk böreğim. Umursamazlığımın aslında şiddetli bir umarsızlıktan olduğunu fark etmemi sağladın. Seninle toparlamaya başlıyordum bir şeyleri yeni yeni… Sen gittin ve ben de gittim Sarp.

Sakinleştiriciler desteğiyle ve çatlamış bir yürekle savruldum durdum. Boşluk.. Ağlamadan duramıyordum. Biliyorsun ki; benim bütün ölülerim vicdan azabımdır!

Sonra… Sonra bir gece rüyamda seni gördüm. Yere oturmuş seni okşuyorum. Derken ileriden biri sesleniyor. “Sarp! Buraya gel, haydi, gidiyoruz!” başımı kaldırıyorum. Sesin sahibi: Annem. Elinde senin kayışını tutuyor. Göz göze geldiğimiz o an bana diyor ki; “Harap ettin kendini. Artık ona ben bakacağım, gözün arkada kalmasın. Ama bana söz ver, kendini toplayacak ve ağlamaya son vereceksin!” Ve o an sen yanımdan ayrılıp, koşarak annemin yanına gidiyorsun.

Şimdi annemle beraber misin oğlum? Annem çok korkardı köpeklerden ama senin sayende atlatmıştır. Sakın bana yaptığın gibi onun üstüne de atlama, minicik bir kadındır o, devriliverir! Birbirinizi bol bol öpüp yalayın benim yerime olur mu? Annem seni sevdi mi? Çubuk veriyor mu sana? Bulutların üzerinde koşturuyor musunuz beraber?
Ve Bulut… Erkek kardeşin. Senden sonra, senin bir parçanı olsun, geri getirmek için bir ufaklık bulduk. Tesadüfler Tanrısı'nın yaptığı işe bak: Bulut 1 Mart tarihinde, senin gözlerinin görmez olduğu günde doğmuş. Bir Labrador, seninkilerin tam tersine tüyleri beyaz. Şimdi 2.5 yaşında. Senin resimlerinle dolu bir evde, kendine bir yer bulabilmek için çok uğraştı yavrucak. Defalarca geri götürmeyi düşündüm. Sonra, yapamadım. Belki dedim çekmeceye minik bir şey daha koyarız birlikte. Şimdi aynı oyunları onunla oynuyorum, aynı sokaklarda onunla yürüyorum. Sadece aynı kliniğe gitmiyoruz!

Önce sen ve şimdi Bulut. Siz nasıl varlıklarsınız ki; bunlar benim en yakınlarım dediğim insanlar bile pervasızca canımı yakmaya devam ederken, bugüne dek bir damla yaşın yüzümde kurumasına bile izin vermediniz. Senin o kocaman ve ıslak dilinin yerine, şimdi daha küçük ve daha kuru olan diliyle Bulut yalıyor yüzümü.. İnsanlar mı? Hiç ümitlenme; hep aynılar be oğlum, hep aynılar, aynı da kalacaklar. Bir değişiklik yok, hatta sanırım daha da kötüye gidiyorlar. Ben anladım ki; bu hayata sizler olmadan tutunamam artık, bu çok zor. Ve bu duyguyu ancak, hayatına sizlerden birini sokmuş olan bir insanın algılayabileceğini çok iyi biliyorum. Bana verdiğiniz bu güç için, beni böylesi karşılıksız sevdiğiniz için, sonsuz bağlılığınız için, ihtiyacım olan duygulara beni boğduğunuz için teşekkür ederim öncelikle sana ve şimdi de Bulut’a.

Aklın bende kalmasın e mi? Sen benim kıymalı böreğimsin. Bulut ise peynirli. Aramızda kalsın ama senin de bildiğin gibi; ben böreğin kıymalı olanını severim.
Bana yaşattığın her şey ve yeşerttiğin sevgi duygusu için teşekkür ederim Sarp.
Yaşayamadığın, artık günlerini Bulut’a gönder olur mu?
Ve lütfen, beni bağışla!
Seni çok seviyorum. Annemi öp benim için, onun narin bedenini çok yorma olur mu oyunlarınla?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Administrator
Yardımcı Admin
Yardımcı Admin


Mesaj Sayısı : 50
Puanlar : 0
Kayıt tarihi : 01/11/07

MesajKonu: Geri: köpek sevgisi işte böyle bir şey !   Paz Kas. 04, 2007 2:19 pm

Eline sağlık çok üzüldüm SadSadSad
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
rapisyenstyle

avatar

Mesaj Sayısı : 19
Yaş : 31
Location : Neden Birbirimizi Öldürüyoruz Ki Biraz Beklesek Zaten Kendiliğimizden Öleceğiz
Puanlar : 0
Kayıt tarihi : 29/11/07

MesajKonu: Geri: köpek sevgisi işte böyle bir şey !   Cuma Kas. 30, 2007 11:25 pm

ya kendimi koyuyorum we ağlıyorum sewgi aşk budur bende insanlardan uzaklaşmak için beslemeye başladım we aynı duyguları paylaşıyoruz...emeğine sağlık SadSadSadSad
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: köpek sevgisi işte böyle bir şey !   C.tesi Ara. 01, 2007 2:07 pm

Hayat sevinciyle kederiyle bir bütün haliyle değilmidir zaten,doğumlarla birlikte sevinir bounce ,büyüğüşünü seyredip hüzünlenir Neutral ,varlığıyla hayatı bir an olarak yaşrız,ve hiç bir şeyden habersiz beklerken azrailin kapıyı çalışı ile şaşkınlığa uğrar yıpranırız. Yaşam böyledir dostlarım önemli olan yaşanılan anıları yaşatabilmek bence...
Enzimsel aktivitenin farklılaşması bize karaciğeri akla getirir,heleki büyümüşse. İyice araştırılıp sebep analizi yapılmalı,diyeceğim ama ne yazık ki ''Geçmiş olsun '' Crying or Very sad sözümle bağdaşmayacağı için pek bir açıklama gereği duymuyorum.
Artık hep birlikteyiz,paylaşıp sorunlarımıza deva arayacağız.Son sözüm ise o beyaz (şampanya) renkli labradora iyi bakman,inan bana zaten cennetteki kara gölgende bunu isterdi çünki senin sevginle hayata tutundu Smile
Saygılar...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ercin

avatar

Mesaj Sayısı : 15
Yaş : 25
Location : ercn
Puanlar : 0
Kayıt tarihi : 03/03/08

MesajKonu: Geri: köpek sevgisi işte böyle bir şey !   Ptsi Mart 03, 2008 11:56 pm

işte budur ya bnmde vardı bir yavru labradorum simsiyah ve parlayan tüğleri yaşıtlarına göre büyük patileri kocaman dili...ancak 5 aylıak kadar besleyebildim...sora vicdansızın biri köpeğime araba ile çarptı ve arkasına bakmadan kaçtı Sad Sad Sad ....onun olece yerde hareketsiz yatışını ve azından kan gelişini unutamıyorum...halbuki onu taksi ezmesinden krtarmıştık daha yeni doğmuş ve yürüyemiyordu...ancak başka bir vicdansız geldi ve çarptı...3 ocak 2008 perşembe gününü aklımdan çıkaramıyorum...nerdesin çingenem benim... Sad Sad Sad Sad nerelerdensin aşkm bnm Sad Sad sana laik olmasakta bize laik olmaya çalışmak yanımıza yaklaşan yabancılara karşı duruşun..onların bize karşı yapabileceği herhangi şeylere karşı hazır olman ve tepki vemreni özledik...snnle kar altında çok az vakit geçirdik kar yağarken ve karların arasında koşmaya çalışırkenki halini özledim...okulumun çıkışında beni bekleyip beni gördüğünde deli gibi bana koşmanı ve milletin sana karşı saldırgan köpek bakışları altında gelip üzerime atlaman ve aslında ne kadar sıcak kanlı oldugunu göstermeni özledik...aşkım bnm snnle parkta oynamayı veterinerimeze doğru koşarak gitmeyi özledim sni patilerinden gıdıklamayı özledik...aşkım nerelerdesin seni çok özlüyoruz...

Erçin & Levend
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
alikaya



Mesaj Sayısı : 5
Yaş : 24
Location : Çok Bıkarsan Hayattan 1 Mezarlığa Git Ölüler İyi Bilir Yaşamak Güzeldir
Puanlar : 0
Kayıt tarihi : 07/03/08

MesajKonu: Geri: köpek sevgisi işte böyle bir şey !   C.tesi Mart 08, 2008 7:19 pm

Ağladım bea Sad Sad Sad Sad Sad Sad Sad Sad Sad
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
gkcn41



Mesaj Sayısı : 4
Yaş : 26
Location : KoCaeLi
Puanlar : 4
Kayıt tarihi : 23/03/10

MesajKonu: Geri: köpek sevgisi işte böyle bir şey !   Paz Mart 28, 2010 2:36 pm

benimde daha ilkokuldayken bi kafkas çoban köpeğim vardı.2-3 aylıkken öldü.bi kamyonet 2 tekeriyle üstünden geçti gözümün önünde.bağırdım ama yetişemedim.tombikti adı.oracıkta can verdi.17 nisan 2003 tü SadSad sokakta bulmuştum onu sahip çıkmıştım.depremden sonra barakalarda yaşıyordu herkes.daha o yaşında kapının önünden ayrılmıyodu bizi koruyodu Sad
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Köpük

avatar

Mesaj Sayısı : 63
Yaş : 29
Location : çanakkale
Puanlar : 82
Kayıt tarihi : 26/03/10

MesajKonu: Geri: köpek sevgisi işte böyle bir şey !   Paz Mart 28, 2010 2:44 pm

cok duygulandım Sad
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
terzi_faruk

avatar

Mesaj Sayısı : 11
Yaş : 25
Location : Ankara
Puanlar : 18
Kayıt tarihi : 22/02/10

MesajKonu: Geri: köpek sevgisi işte böyle bir şey !   C.tesi Nis. 03, 2010 12:09 am

cok uzuldummm bee Sad
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
ilyas

avatar

Mesaj Sayısı : 53
Yaş : 33
Location : bursa
Puanlar : 67
Kayıt tarihi : 04/08/09

MesajKonu: Geri: köpek sevgisi işte böyle bir şey !   C.tesi Nis. 03, 2010 1:15 am

bende gecengün bu yazıyı bir arkadaşımdan aldım benim çok hoşumagiti.köpeğin bir katil değil,sadece itaatkar bir dost olduğunu anlatıyor.

(BİRAZ UZUN AMA OKUMAYA ,ZAMAN AYIRMAYA GERÇEKDEN DEĞER)

BEN NE KATİLİM NEDE CANAVAR


... Sıcacıktı olduğum yer. Yanımda bir sürü bana benzeyen hareketli kımıl kımıl birşeyler vardı. Benim gibi ses çıkartıyor benim gibi kokuyorlar. Sanırım bunlar kardeşlerim olsa gerek. İşte annemde geldi şimdi uzanacak ve memelerinden süt emmemize müsahede edecek. İşte koşturmaca keşke yürüyebilsem. Offf çok acıktım ha gayret yakalıyacağım bir meme vee iştee. anneceiğimiz ılıcık sütü bana çok iyi gelecek. Bu insanlar galiba annemin ailesi tabi bizimde ne güzel bizi çok seviyorlar. Baksanıza üşümeyelim diye altımıza şilteler bile koymuşlar. Günler çok hızlı geçiyor. Hele bir köpekseniz daha da hızlı. Artık yürüyüp koşturabiliyorum. Bütün gün kardeşlerimle tepişiyoruz oynuyoruz eğleniyoruz. Artık o insanlarla da oynuyoruz. Biz çok küçükken bize yaptıkları için onlara sevgi gösterisinde bulunabiliyorum. Çok güzel çok mutluyum. Ayrıca meme emmek için annemin yatmasını beklememe gerek yok. Acıkınca yakaladığım yerde yapışıyorum hhe hhee ... Ohh ohh bu insanlarda bize çok güzel mamalar hazırlıyorlar. Annem duymasın ama onun sütünden daha lezzetli. Sanırım kaynağı şu çuval bir yakından baksam fena olmaz. Oda ne aman tanrıım bir sürü mama biraz sert ama çok güzel.. Bol bol yiyeyim. Opsss yakalandık amaan enseme yapışı verdi bir el. HAYIR de ne demek ? Galiba yanlış bir şey yaptım. Neyse artık o çuvaldan uzak durmalıyım zaten onlar veriyor bana. Bu gün kardeşlerimden 2 tanesini bir adam alıp gitti. Nereye götürdü onları acaba ne zaman geri gelecekler. Şimdiden çok özledim onları. Ama günler geçti geri gelmediler. Galiba başka bir sahibe verildiler. Canım kardeşlerim umarım bir gün karşılaşırız. Derken diğerleride tek tek ayrıldı evden yeni sahipleri ile birlikte. Sadece kız kardeşim ve ben kaldık. Tüm günümüzü muzurluk yaparak geçiriyoruz. 3 ay oldu doğalı. Kardeşlerim acaba ne yapıyor annemi ve bizi özlüyorlardır derken... Genç bir adam beni kucakladı sevgi dolu gözlerle baktı bana. Karton bir kutuya koydular beni. Üstüne birkaç delik açılmış kapağı kapalı zifiri karanlık bir yer. Galiba buda benim yeni sahibim. Umarım annemin sahipleri kadar iyi biridir. Nerdeyim burası çok sarsıntılı, miğdem bulanıyor. Havasızda kaldım. Sarsıntılar kesildi ve kutu açıldı beni kucakladı. Burası neresi nerdeyim aman tanrım her taraf insan kaynıyor. Bir kapıdan içeri girdik. Beyaz önlüklü bir insan. Sende kimsin yahu? Garip bir masaya koydu beni. Ne yapıyor öyle o elindeki de ne ? Off canım acıdı. Yaf bişi batırdı bu manyak bana. Ah bir kafamı çevirebilseydim görürdün gününü. Şimdide yicek bişi verdi. Sanırım bu iyi birşeydi. Sahibim beni kucakladı bu sefer kutuya koymadı. Yine sallanıyor. Bahçeli bir eve geldik. Eski evime benziyor. Artık burada yaşayacağım galiba. Güzel yer, gezinmem için saldı beni bahçeyi biraz kolaçan edeyim birazcık. İşte yatacağım yer burası. Tahta küçük bir ev çok güzel saol sahip. Heeyy dursana dur yapma aaaa çıkart bu şeyi boynumdan. Off rahat bırak beni bu da ne amaaanın bağladı beni buraya. Heey nereye gidiyorsun hooppps beni burda bırakmasanaaaaa... Hava karardı soğududa. Dur biraz inleyim annem hep bakardı. Heheee işte geliyor. off ahh aman noluyor niçin vuruyorsun. yapma ne olur. Lütfen... Yaa niçin dövdü beni şimdi bu yaa.. Kötü bişi yapmadımki sadece onu çağırmak istedim. Çok korktum tek başıma üşüdümde. Neyse galiba alışmalıyım yanlızlığa. İki aydır birlikteyiz. Geceleri hep yanlızım. Havladığımda beni gelip dövüyor. Bende artık çağırmıyorum onu. Duvarların ardında birşeyler olup bitiyor ama ne ? Ayrıca sık sık beyaz önlüklü insana götürüyor beni. Habire iğne kakıp duruyor. Alıştım artık koymuyor. İşte yine beyaz önlüklüklü insan. Yine iğne yapıyor hehe acımadıkii acımadıkii acıma.. acı... aa... Noldu nerdeyim offf sanki üstümde tır geçmiş gibi. hıı oda ne kafamdaki sargılar kulaklarımda ki ağrı da ne aboovvvv kuyruğum kuyruğuma ne oldu. Gitmiiiş kuyruğum yok ben şimdi nasıl dengeli koşacağım, sahibime nasıl sevgimi gösterceğim. Neden kestiniz kuyruğumu niçin. Sizin kollarınızı kessek hoşunuza gidermi. Ben kuyruğumu çok seviyordum. Canım sıkılınca kovalamaca oynuyorduk. Niçin kestiniz onu. Yine evdeyiz. Bağladı beni yemeğimi artık fazla fazla veriyor. Suyumada renkli küçük şekerler atıyor. Suyun tadi bir garip geliyor. Diğer köpeklerin sesini duyuyorum. Onlarla konuşcam ama havlarsam dayak yiyeceğim. En iyisi sus otur aşşağı. Yine beyazlı insan yine neremi keseceksin!!!!! Aaa sargılarımı açıyor. Oooo kulaklarıım onlarda kesilmiş. Vaay karizmatik olmuş. Ama doğal halim daha güzeldi. Hadi yine eve... Eee niçin kulube değil. Beni niçin burda yatırıyorsun. Girmem ben oraya hayır Ihhh girmicem işte. Vurma bee girmicem banene off ahhh. Üstüme kapandı kapılar birden. Kapkaranlık korkuyorum niçin burdayım. Havlıcam işte bağırcam avazım çıktığı kadar. WOW WOW WOW derken kapı açıldı. Beni dövüyor yine elinde kalın birşeyle habire vuruyor bana. Ne olursn yapma lütfen yalvarıyorum sahip dövme beni. Bilmiyorsunki istesem o bana vurduğun kolunu parçalayıp un ufak edebilceğimi. Ben seni böylesine severken niçin bana vuruyorsun. Yine kapı kapandı karanlıklara büründü ruhum. Ne zamandır burdayım bilmiyorum ama ışıklar sızıyor aradan. Karnım çok aç. Neden bana hala yemek vermedi...? Günler günleri haftaları kovalıyor büyüyor, gelişiyor ve güçleniyorum. Beni sık sık o karanlık yere kapatıyor. Bazem günlerce orda kalıyorum yemekte vermiyor. Ağaca astığı o lastikleri ısırmam için beni zorluyor. Yapmazsamda odunla dövüyor. Sokaktaki kedileri köpeklere saldırmam için bana emir veriyor. Yapamam onlar benden zayıf acizler, nasıl onlara kıyarım onlarda can derken kafama şaplağı yiyorum. Zincirimi gevşetti saldırma zamanı.... Kanın kokusuda tadıda iğrenç. Kendimden utanıyorum..! Ama sahibim böyle istiyor yapmak zorundayım. Yoksa bana kızacak vuracak. Artık eskisi gibi güzel mamalar vermiyor. Bu çiğ kemikler kanlı kanlı çok iğrenç. Ama alışmak zorundayım yoksa aç kalırım. Büyüyorum hızla 1 yaşında kocaman genç bir delikanlıyım. Tabi bu süreç zarfında bir sürü köpek ısırttı bana ne acı birşey. Lastikleri kütükleri ne isterse ısırıyorum. Bugün garip bir yere götürdü beni. Birsürü bana benzeyen köepek var. İçeri girerken kenarda yaralı bir köpek gördüm. Başında birkaç adam konuşuyorlar. Bir odada bekliyoruz sahibimle. İçeriden insan sesleri ve köpek hırıltıları geliyor. Acaba neler oluyor? Sahibim çekiyor tasmamdan gidiyoruz bir insan kalabalığının içine. Beni izliyorlar bize bakıyorlar ve karşımda da başka bir köpek çok kötü bakıyor bana sahibim kayışımı çıkardı. Saldır olm hadi olum ateşliyor beni. Karşıdaki de aynı şekilde köpeğine telkin veriyor. Dövüşmemi istiyor benim. Yapamam ben kimseyi incitemem istemiyorum bunu yapmayı. Salı verdi üzerime köpeği. Ben dövüşmek istemiyorum!!! Kafesin içinde bir sağa bir sola kaçıyorum yapmıcam işte dövüşmeyeceğim. Birkaç dakikalık kovalamaca ardından sahibi aldı köpeğini üzerimden. Benim sahibim ise çok kızgındı beni oracıkte dövmeye başladı. İnsanlar alaylı alaylı bakıyor bana çok utanıyordum. Eve geldik ve beni yine karanlık yere kitledi. Birkaç gündür buradayım. Aç susuzum acaba iyimi onun için endişelenmye başladım. Gelip dövmesine bile razıyım. Bu gün erken saatlerde geldi yanıma. Beni arabasına koydu ve gidiyoruz. Yine köpeklerin dövüştüğü o yerdeyiz. Sıram geldi kafesin içi kan olmuş her bir köşesi. Bu sefer kaçmamalıyım sahibimi küçük düşürmemeliyim. Ama kendim istediğim için değil. Sahibim istediği için dövüşüyorum. İşte zamanı geldi bıraktılar bizi rakibim oldukça diri bir köpek. İlk anda aldığım göğüs darbesinin ardından üzerime çıkmaya çalışıken yakalyı verdim boynundan. Canı acıyor, fakat merhamet istemiyor direniyor. Bırakamam bırakırsam saldıracak savurmaya başlıyorum dişlerimin arasında kayan eti hissediyorum. Mideme bile iniyor kanları. Git gide açılıyor yara. Beni çekiyor sahibim tasmamdan. Hayııır bırakmaaam sen değimliydin öldürmemi isteyen. Bırakıverdim boynundan süzülen kanları görünce içim acıdı onun yerinde olmayı istemezdim asla..!!! Sahibim mutlu gibiydi kazanmıştım. Başımı okşadı sevdi beni yaptıklarım hoşuna gitmiş olsa gerek. O akşam kulubede yattım. Bolca yemek verdi bana. Anladımki kavga ettiğim zaman beni çok seviyor. Yine o yerdeyiz. Bu gün beni dövüştürecek yine. O lanet kafesteyiz başka bir köepk ve saihplerimizle. Karşımdaki biraz yaşlı bir köpek. Şampiyon diye haykırıyorlar onun için hernedemekse. Başlıyoruz. Bir altta bir üstte dişleri kah kalçamda kah ensamde. Yenilemem sahibimi üzemem. Bir hamle ile altından kalkıyorum. Boğazına hamleler yapıp yakalamaya çalışıyorum. Orası hassas geçen sefer rakibi ordan yakalayıp alt ettim. Yine yaptım yine boğaz açtım. Yine kazandım işte sahibim benimle övünüyor beni sevip yere göğe sığdıramıyordu. Defalarca girdim o kafese. Nice boğazlar indirdim aşağıya. Acıyorum ama mecburum keşke bunu yapmak zorunda olmasam. Sahibim öyle istiyor mecburum. Zaman geçiyor. Bir sürü dövüş kazandım rakiplerimden önümde ölenler oldu. Ama bu sahibi hep mutlu etti onun mutluluğu için herşyei yaparım. İstemediğim bir şey olsa bile. Şampiyon şapmpiyon diye artık insanlar bana haykırıyordu. İyi bir şey olmalı bu Artık karanlığa kapatılmıyorum. Sahibimin istediği gibi bir köpek olmuştum. Gece kulubemde yatıyorum. Açık bir hava ortalık sessiz. Sahibim evde yok halan dönmedi. Birses duydum galiba o geldi. Oda kim bu bir yabancı. Hey sen şşşttt alooo baksana hey çık bahçemden kardeşim sana diyorum. Bana bakıyor umursamaz bir biçimde ve yoluna devam ediyor kapıya yöneldi. Heey oraya giremezsin orası sahibimin evi çık çabuk dışarı. Onu engellemeliyim lanet olsun şu zincire. Kurtulmalıyım yoksa eve zarar verecek sahibim bana kızar evi bana emanet etti. Zorluyorum zinciri dahada fazla hızlı çekiyorum. Tekrar tekrar zorluyorum derken kırıldı zincir kurtulu verdim. Var gücümle üstüne atladım o insanın. Bacaklarından kollarından ısırıklar alıyorum. Bu kadar yeter ama kendime engel olamıyorum. Duramıyorum oda durmuyor sürekli debeleniyor. Bana karşı koyamazsınki sen. Senmisin bana kafa tutan atılıyorum boynuna diğerlerine yaptığım gibi. Sirkeliyorum bir sağa bir sola. Artık durdu hareket etmiyor. Kazandım yine rakibimi alt ettim. Sahibim görünce benimle gurur duyacak. Fakat işler umduğum gibi gitmedi bana çok kızdı. On çok zor duruma soktum onu galiba. Mavili insanlar var burada. Işık saçan araçlar. İşte yine o beyaz önlüklü geldi. Beni bir kafese koyup götürdüler. Vahşi diyorlar yaratık canavar. Ben bunları yapmayı hiç istemedimki. Sahibim istedi benden bunları bana öldürmeyi o öğretti. O emretti. Bende isterdim diğer köpekler gibi sahibimle parklarda gezinmeyi. Çocuklarla oynamayı. O bana böyle olmayı öğretti. Ben katil değilim canavar değilim sahibim istedi öyle yapmamı ne olur bana kızmayın. Hor görmeyin beni.Hep hoşuna giderdi kazanmam şimdi ise kızdı. Bir başıma ondan uzak bir kafesteyim. Ortalıkta bir sürü önlüklü var. Uyutmak diyip duruyorlar ne demek bu ? Birkaç gün geçti. Kafesimle beni bir yere aldılar. Önlüklülerden biri geldi yanıma yine o şeyi batırcak bana. Hiç kasma kendini adamım acımayacak. Hehee acımadı işte bak. Aman tanrın neler oluyor. Gözlerim kararıyor. İçim ürperdi birden. Kasılarım çelik gibi oldu kımıldamakta ve nefes almakta güçlük çekiyorum. Kalp atışlarım hızlandı soluk almak zorlaştı iyicene. Uyutmak !!! İşte bu olsa gerek. Canımı alıyorlar. Son yaptığım galiba çok kötü bir şeydi. Cezası bu kadar büyük. Öylece hareketsiz yatıyorum. Nefes alırken ciğerlerim yanıyor. Nerdesin sahip ? Son anlarımda niçin yanımda yoksun. Ben hep senin istediğin gibi bir köpek oldum istemedende olsa her dediğini yaptım. Sen ise beni bu zor anımda yalnız bıraktın. Sahip nerdesin lütfen gel. Lütfen. Lüt ...[u]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
3xxx



Mesaj Sayısı : 1
Yaş : 39
Location : kütahya
Puanlar : 1
Kayıt tarihi : 17/03/10

MesajKonu: Geri: köpek sevgisi işte böyle bir şey !   Paz Nis. 04, 2010 3:05 pm

mükemmel çok teşekkürler paylaşım için
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
mustafa innr



Mesaj Sayısı : 4
Yaş : 22
Location : türkiye
Puanlar : 6
Kayıt tarihi : 05/04/10

MesajKonu: Geri: köpek sevgisi işte böyle bir şey !   Salı Nis. 06, 2010 11:39 pm

2. Hikaye beni çok üzdü ben hiç bir zaman bedduayı sevmem ama köpekleri çıkarları için,para için,şan şöhret için dövüştüren şerefsizler inşallah o hayvanlara yaptıkları eziyetin 10 misline maruz kalırlar.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
diablo2301

avatar

Mesaj Sayısı : 4
Yaş : 45
Location : adana
Puanlar : 4
Kayıt tarihi : 21/07/10

MesajKonu: Geri: köpek sevgisi işte böyle bir şey !   Ptsi Ağus. 09, 2010 9:14 pm

inan yazacak kelime bulmakta zorlanıyorum şu an konuş deseler konuşamam boğazımda bir yumru çok ama çok üzüldum. benimde 4 aylık bi oğlum var(dogo) ilk aldığımda avcumdaydı bu 4 ayda acı tatlı çok güzel günlerim oldu.bundan sonra onu çok ama çok daha mutlu edecem
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
doqo@rjantiNo

avatar

Mesaj Sayısı : 45
Yaş : 27
Location : tR
Puanlar : 58
Kayıt tarihi : 08/07/10

MesajKonu: Geri: köpek sevgisi işte böyle bir şey !   Salı Ağus. 10, 2010 6:57 pm

hayvanları bir dövüş makinası haline getirenler utansın:(
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
FurkanYGCLR



Mesaj Sayısı : 14
Yaş : 27
Location : ----
Puanlar : 18
Kayıt tarihi : 12/07/10

MesajKonu: Geri: köpek sevgisi işte böyle bir şey !   Çarş. Ağus. 11, 2010 7:12 pm

Bu olay ağlattı beni.Kimileri hayvanlarını insandan çok severken onları canları gibi görürken, kimileri ise onları ticaret aracı olarak kullanıyor işgence yapıor dayak atıyorlar.Ama bilmiyorlarki it diyip geçtikleri bu canlı çogu insandan sadık oldugunu..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
zeus1



Mesaj Sayısı : 20
Yaş : 35
Location : bilinmez
Puanlar : 26
Kayıt tarihi : 11/08/10

MesajKonu: Geri: köpek sevgisi işte böyle bir şey !   Çarş. Ağus. 11, 2010 10:53 pm

öncelikle hepinize merhabalar aranıza yeni katıldım umarım saygı sevgi çerçevesinde birbirimizi kırmadan ve incilmeten sohbet eder ve tartışırız inanın bu yazılanlar günlük hayatta herdakika hersaniye olan birşeyler içinizdeki hayvan sevgisini anlamak için bu yazıları okumanıza gerek yok en yakın dostunuz yani köpeğinizin gözlerinin içine içtenlikle baktınız zman size zaten o herşeyi anlatıyor siz siz olun köpeğinizi dövmeyin eziyet etmeyin ve eziyet edenlerede mani olalım hep berber şimdi benimde bir doberman pincerrım var ölümünü bekliyorum 3 haftası kaldı inanın o üç hafta hiç gelmesin istiyorum ama malesef gelecek vede o da gidecek malesef lenfomana olmuş kötü huylu naptıysam olmadı kemo terapiden tutunda cerrahi müdaleye kadar inanın bana belki 9 tane doberman alabilirdim o harcadım parayla ama herşey onun içindi yeterki kurtulsun die herşeyidenedik ama nafile bende artık onun işkence çekmesini daha fazla dayanamıycağım sayılı gün çabuk geçer derler ama ilkdefe günlerin geçmemesini bukadar canı gönülden istiyorum eğer heramı kurtaracak bir veteriner hekim tanıyorsanız lütfen bana bildirin
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
RoCCo



Mesaj Sayısı : 2
Yaş : 26
Location : gündoğdu mah. ulker sk no:14 TEKİRDAĞ
Puanlar : 2
Kayıt tarihi : 22/11/10

MesajKonu: Geri: köpek sevgisi işte böyle bir şey !   Perş. Ocak 13, 2011 3:01 pm

cokkk ama cokkk duygulandımm Sad Crying or Very sad Sad
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
umut-dogo



Mesaj Sayısı : 38
Yaş : 29
Location : İSTANBUL
Puanlar : 43
Kayıt tarihi : 08/11/10

MesajKonu: Geri: köpek sevgisi işte böyle bir şey !   C.tesi Ocak 15, 2011 12:37 am

şu an nasıl ağlıyorum bır bılsen allahım annenın ve oğlunun yerını cennet etsın onları hiç ayırmasın umarım bulut ve sen mutlu bır hayat yaşarsınız oğlunsuz ne kadar mutlu olabilirsinkı ?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Hakan_uslu



Mesaj Sayısı : 1
Yaş : 37
Location : Antalya-Alanya
Puanlar : 1
Kayıt tarihi : 19/07/11

MesajKonu: Geri: köpek sevgisi işte böyle bir şey !   Cuma Tem. 29, 2011 12:58 pm

Arkadaşlar! inanın gözlerim doldu ve söyleyecek kelime bulamıyorum! Hayvanları insanlardan daha çok sevmemin sebebini anlamakta güçlük çekmezsiniz sanırım! her iki hikaye de birbirinden güzel! Ben sık sık ağlayan biri değilim ama hakikaten ağlamama ramak kaldı!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: köpek sevgisi işte böyle bir şey !   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
köpek sevgisi işte böyle bir şey !
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Dogo Argentino Türkiye :: Dogo Argentino ile Yaşam...-
Buraya geçin: